|
YILDIRIM: Avrupa Birligi'ne En Hazır Sektör Ulaştırma
ULAŞTIRMA Bakani Binali Yıldırım, Türkiye'nin ulaştırma alanında AB müktesebatına en hazır sektör oldugunu belirterek, ulaştırma sektörünün mevzuatla AB ile yüzde 55 uyumlu oldugunu kaydetti.
Binali Yıldırım, AB'nin 6 Ekim tarihli İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin bu sektörde AB müktesebatina uyumda başarılı olmadıgı yolundaki degerlendirmenin de bilgi eksikliginden kaynaklandıgını söyledi. Yıldırım, AB ile tam üyelik müzakerelerinde ulaştırmanın durumu ve bakanlıgını ilgilendiren konular hakkında Hürriyet'in sorularınıözetle su yanıtları verdi:
RAPORDA BİLGİ EKSİKLİGİ: İlerleme raporunda yer alan eleştırel ifadeler bilgi eksikliginden kaynaklanıyor. Biz, AB müktesebatına en hazır sektorüz. Mevzuatımız AB müktesebatına yüzde 55 uyumlu. Mevzuatta uyumu bu yıl içinde bitirebiliriz. Ancak, bunu müzakere sürecine yaymamız lazım. Mevzuatı çıkartmak tek başına bir anlam ifade etmez. Önemli olan altyapının da aynı paralelikte AB altyapısıyla uyum saglamasıdır. Türkiye'nin dümeni Avrupa'ya dönmüştür. En kısa sürede uyum saglayacak şartlari saglarız. Tam yol ileri Avrupa Birligi diyoruz.
DIŞ YAPILANMADA SORUN YOK: AB'ye ister girin, ister girmeyin, ulaştırma sektöründe zaten uluslararası kurallara uymak durumundasınız. Biz de bu kurallara uyuyoruz. Dış yapılanmada hiç bir problemimiz yok. İçerde taşımacılıgı AB kriterlerine getirecek tedbirler alacagız. Ulaştırma ana planın temel hedefleri de, AB'nin 2010 ulaştırma strateji belgesindeki hedeflerle paralellik arz ediyor.
DENİZ VE DEMİRYOLLARI: Ulaşım modları arasında dengeyi gözeten, daha çevreci ve güvenli ulaşım modları yönünde degişimi amaçlayan maliyet, erişilebilirlik, trafik güvenligi, çevresel etki gibi konulan göz önüne alan bir plan hazirladik. Bu planda sona geldik. Şubat'ın 15'inde sonuç raporu çıkıyor. Bu bizim önümüzde rehberimiz olacak. Bu planda, AB hedeflerine uygun olarak denizyolu ve demiryollari agırlıklı yer edinecek. Amaç karayollarının bugünkü durumunu frenlemek değıl; taşımacılık sektöründe büyüme trendinden yararlanarak modlar arasındaki dengeyi saglamak.
AB'de Karayolu Ömrü 25 Bizde ise 2.5 Yıl
AB İlerleme Raporu'nda Türkiye'de karayollarındakı kaza oranının AB ortalamasından 6 kat fazla olduguna dikkat çekildigini belirten Binali Yıldırım, "Bu çerçevede karayolu güvenligine özel bir önem vermemiz gerekiyor. Ancak ulaşım modlarında çeşitlenmeye giderek de kaza oranını aşagı çekebiliriz. Ayrıca, karayollarının kalitesi de önemli.
Batı'da karayolunda altyapı normalde 25 yıllık bir ömre göre hesaplanıyor. Türkiye'de bu 2.5 yıl. Yani 10 kat daha önce bozuluyor. Bu da çok büyük maliyet getiriyor ve trafik güvenligini tehdit ediyor. Kazalarda, hiç yola vurgu yapılmaz, ya karşıdakı suçludur ya da siz suçlusunuzdur. Viraj normlara uygundu, geometrisi tersti, bunlara bakılmıyor" dedi.
Ulaşımda Yüzde 95 Karayolu AB'ye Uygun Değil
ULAŞIM modlarının dengesinde AB ortalamasinin çok gerisinde oldugumuzu belirten Yıldırım, şöyle konuştu:
"Çünkü, karayollarının toplam ulaşım içindeki yüzdesi çok yüksek. Türkiye'de yolcu taşımacılıgının 94'ü, yük taşımacılığının da yüzde 92'si karayoluyla yapılıyor. Deniz yolunda yolcu taşımacılığı binde 5, yük taşımacılığı yüzde 3-4. Hava yoluyla yolcu taşımacılığı yüzde 1, yük taşımacılığı binde 3 gibi. Hava taşımacılığının payına ne kadar ugraşsaniz arttırma şansınız çok az. Ulaşım modları arasında dengeden bahsetmek mümkün degil. Bizim gibi olan ülke yok. Bizde trende yolcu oranı toplam ulaşımın yüzde 4.5'i, yükte ise 5.5 civarinda. Gelişmiş ülkelerde uluslararası taşımacılık ortalaması karayolunda yüzde 55-70 arasinda değişiyor. Tren yüzde 15-20 arasında, iç suyolu yüzde 5-10 arası değişiyor. Denizde yüzde 10 civarinda. Uçakta yolcu taşımacılıgında yüzde 10'u bulan ülkeler var."
Demiryollannda AB'ye Ancak 20 Yılda Gireriz
DEMİRYOLLARININ Pamukova kazasiyla birlikte Türkiye'de çok konuşuldugunu hatırlatan Binali Yıldırım, şöyle devam etti: "Bundan gerekli derslerin çıkarıldıgı kanaatindeyim. Demiryollarını hükümetin de önemsemesiyle öncelikli alt yapı alanı olarak seçtik. Bu aynı zamanda AB hedeflerine de uyuyor. Marmaray, Ankara-İstanbul hızlı tren projesi bu bakışın bir sonucudur. Bu iki projenin toplam bedeli 4 milyar dolan geçiyor. 50 yıllık bir ihmalin telafisini bir iki yılda yapmamız mümkün değil. Bu yüzden biz en az 10 sene, tercihen de 20 senelik bir program içinde demiryollarına yatırımı sürekli kılarsak, o zaman AB içerisinde demiryollarında "biz de varız" diyebiliriz. Projeler hazır finansman buldugumuzda teker teker devreye sokacagız."
Eş Dost Parasıyla Kamyonculuk Bitiyor
BİZ kara taşımacılığın AB kriterlerine göre bir yasal altyapıya kavuşturduk" diyen Binali Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yani 50 senedir Kara Taşımacılıgı Kanunu yoktu. Kanunu 19 Temmuz 2003'de çıkardık. Bu kanunun getirdigi üç temel kriter var. Bir mesleki yeterlilik, ikincisi mali yeterlilik, üçüncüsü mesleki saygınlık. Eşinden dostundan borç alan birinin. 30-35 yasinda bir kamyon alıp yollara çıkıp taşımacılık yapması mümkün olmayacak. Kurumsal bir taşımacılık anlayışı getiriyoruz. Sektör disipline giriyor. Bu karayolu taşımacılıgında olmazsa olmaz bir şeydi, bunu gerçekleştirdik."
20 Tonluk Kamyon 40 Tonla Çıkamayacak
YOLLAR çok kullanılıyor. Ağır yüklü araçlar yolu bozuyor, kazaların nedeni oluyor" diyen Binali Yıldırım, şöyle konuştu: "ikaz işaretleri yetersiz oluyor, kör noktalar oluyor. 40 tonluk araçlar karayoluna çıkabiliyor. AB'de de böyle, ama oradan gecen trafik debisi farkli. Çok araç geçince yolun ömrü kısalıyor. Sektörde saglıksız bir gelişme olmuş. 800 bin kamyonunuz var. Bunun 300 bini sürekli boş. Ne yapıyor adam? Kamyonun kapasitesi 20 ton, ben 40 ton atarım aynı para diyor. Ondan sonra yolda bir bomba gidiyor. Bütün bunlarin kesin denetime baglanmasi gerekiyor."
Uzman Kadrolara İhtiyaç Var
AB'nin ulaştirma sektöründe nitelikli, eğitimli uzman azlıgından şikayet etmesi üzerine ise Binali Yıldırım, şöyle konuştu: "Uzman personel Türkiye'nin genel sorunudur. Ama ulaşım daha uluslararası bir nitelik arz ettigi için ulaşımda uluslararası mevzuata hakim, lisani bilen ve uzmanlaşmış kadrolara daha çok ihtiyaç var. Sivil havacılıkta bir genel müdür atıyorsunuz. İdare ettiği sektördeki bir pilot 8 bin euro maaş alıyor. Genel müdür 2 milyar maaş alıyor. Burada uzmanlaşma kalite saglamak ne kadar mümkün? Onun için Sivil Havacılık Kanunu'nu hazırladık. Katma bütçeli bir idare olarak kuruyoruz."
|